Osmanlı'nın dünyaya armağanı

Osmanlı İmparatorluğu döneminde sultanın sofrasından en fakirinin sofrasına kadar eksik tutulmayan şerbet dünyanın gündeminde...

Osmanlı İmparatorluğu döneminde sultanın sofrasından en fakirinin sofrasına kadar eksik tutulmayan, altın tombakta ikram edilecek kadar itibar gören geleneksel içeceğimiz şerbet yeniden hatırlanıyor. 1453 İstanbul Kültür ve Sanat Dergisi 9. sayısında şerbetin tarihçesini okuyucularla paylaştı. Feriye Lokantaları Yönetici ve Aşçıbaşısı Vedat Başaran tarafından kaleme alınan yazıda şerbetin Doğu Akdeniz, Ortadoğu ve Orta Asya coğrafyalarında İslam toplulukları tarafından ortaya çıkarıldığı ve tüketildiği belirtildi.

Başaran, Osmanlı dönemlerinde İngiliz seyyah ve sefirlerin Osmanlılar sayesinde şerbetle tanıştıklarını ve kendi dillerine şerbet (sherbet) kelimesini doğrudan aldıklarını yazdı. Başaran Fransızlar'ın ise şerbeti İtalyanlardan öğrenerek "sorbet" adını verdiklerini ve ardından karlı - buzlu şerbetin benzeri olan buzlandırılmış şerbeti geliştirdiklerini ifade etti. Vedat Başaran, sarayın en gözde şerbetlerinin gül, zambak, menekşe, fulya, yasemin, muhabbet, iğde ve nilüfer çiçeklerinden yapıltığını söyledi. Osmanlı İmparatorluğu'nda yemek kültüründe önemli bir yeri olan ve altın tombakta sunulan şerbet, günümüzde ise sadece ramazanlarda sembolik olarak sunulan bir kültür mirasına dönüştü. BUGÜN

0 yorum

BU KONUYLA İLGİLİ SENDE YORUM YAP !

Copyright 2010 Tarz Moda Tüm Hakkı Saklıdır! Teşekkürler Simplex Design